Pazarlamada ROI Ölçümüne 5 Engel

23 Kasım, 2009 § 1

Eski bir pazarlama yöneticisi ve pazar araştırmacısından bir itiraf: ben, bu iki şapkamla da, hiçbir zaman gerçek, çok mecralı ve kapsamlı bir kampanyanın toplam ROI’sini güvenle ölçmeyi başaramadım.

Bahsettiğim kampanyalar 500.000 – 5.000.000 USD arası kampanyalar. Belki daha büyüyünce işler değişiyordur. Bunun birkaç sebebi var.

  1. Gerçek kampanyalarda kontrol gruplarınızın olmayışı. Örneğin bir televizyon reklamını herşeyi aynı bırakarak bir pazarda gösterip bir pazarda göstermemek çok zor; çoğu diğer mecra için de bu durum geçerli (Migros’ta indirim yapıp Carrefour’da yapmamayı bir deneyin görürsünüz:). Bunu yapmayınca da satış artışınızın yeni reklamla gaza gelen satış ekibinden mi, o sırada yürüttüğünüz PR’dan mı, rakibin tökezlemesinden mi olduğunu söyleyemiyorsunuz. Üstelik de bunların hepsi yeteri kadar para harcarsanız takip edilebilir olmasına rağmen.
  2. Kampanya öncesi pre-testlerin çok anlamlı olmaması. Reklamda konsept ya da mesaj testi yapabiliyorsunuz ve beğeniyi ölçebiliyor, hatta mesajın algılamasını iyileştirebiliyorsunuz. Ama satınalmaya dönüşmeyi modellemek çok zor.
  3. Medya optimizasyonunun elinizdeki veriyle sınırlı olması. Bugüne kadar AGB’nin elindeki medya izleme harici veri çok zengin değildi (yenilerini göreceğiz ama umutlu değilim). Zengin olsa da bölüp parçaladığınızda aldığınız TV izleme verisi istatiki anlamlılığını yitiriyordu. Bunu örtmeye çalışan KMG’nin hane tüketim paneliyle birleştirilmiş medya verisi ya da zamanında çok popüler olan medya ilintili lifestyle/tüketim araştırmalarının da medya kısımları nümerik bir optimizasyona izin vermeyecek kadar detaysız. Televizyon harici mecralar içinse veri kalitesi daha da düşük (lafım pazar araştırmacılarına değil, bu mecraları iyi ölçmek çok pahalı ve kimse parasını vermek istemiyor).
  4. Reklamveren olarak üzerinizde ciddi bir zaman baskısı olması. Ramazan reklamınızı genelde altı ay önceden hazırlayıp kenarda bekletmiyorsunuz. Hep son ana geliyor. Birazı kararların gecikmesinde, birazı piyasayı ve gündemi takip edip ofsayta çıkmama arzusundan (Türk Telekom’un dünya kupası reklamı gibi, biri de yazdı üstelik ama kim hatırlayamıyorum). Dolayısıyla da altı tur revizyona vaktiniz yok. Vaktiniz olsa da zaten çok ucuz değil. Ucuz olsun derseniz ajansınız genelde ayak diriyor çünkü onlara da prodüksiyon şirketi ayak diriyor.
  5. Ölçmenin bir pazarlama yöneticisine faydasının pek olmaması! Çünkü özellikle geleneksel mecralarda yapılan pazarlamada oturup da ROI filan gibi bir işlere girişmezseniz, biraz da ağzınız laf yapıyorsa, aslında işe yarar hiçbirşey yapmadığınızın ortaya çıkması en azından iki yıl alır. Bu arada da her kampanyanın başarısızlığına takılacak bin tane kulp bulunabilir.

Etiketler: , , , ,

§“Pazarlamada ROI Ölçümüne 5 Engel” için tek yorum var.

  • 24 November 2009 at 16:40 Uğur Özmen
    Başlamışsın yazmaya... Hem de sevdiğim bir kavram "pazarlaMAma" ile... Çok sevindim.
  • 24 November 2009 at 16:55 Sinan Kurmus
    @Uğur: Senin dürtmenle oldu. Umarım bir canavar yaratmamışsındır:)
  • 24 November 2009 at 17:01 Serbay Arda Ayzit
    Hemen RSS'lere ekledim, çok teşekkürler Uğur hocam kaliteli bir ismi daha kazandırdığınız için buraya.
  • 24 November 2009 at 17:01 Erhan Erdogan (Eski)
    Sinan: Dürtülmeyecek gibi değildin hani. : ) Rastgele!
  • 25 November 2009 at 07:53 Melih Cılga
    Galiba problemi “bir kampanyanın toplam ROI’sini güvenle ölçmek” biçiminde masaya yatırmamak ve parçalara ayırarak çözüm aramak gerekiyor. Sonradan parçaları birleştirerek bütünü görmek pekala mümkün olabilir. Genel olarak pazarlamanın / iletişimin performansının ölçülmesinden çıkan içgörülere dayanarak yeni pozisyonlar almak konusunda hem yolun çok başındayız hem de epeyce yol almış durumdayız; nereden baktığınıza ve neyi görmek istediğinize göre değişir. Bugün “engel” gibi görünenler, aslında yepyeni uzmanlık alanlarının doğacağı fırsatlar olabilir.
  • 25 November 2009 at 08:24 Sinan Kurmus
    @Melih Cılga: Bugünkü engellerin yepyeni uzmanlık alanları doğuracağını ben de umumuyorum. Ama nedense (ya da yazıda bahsettiğim nedenlerle) hala ortada yok bu uzmanlar. Tabi AdWords basitliği ve ölçülebilirliği de şımarttı beni. Eskiden beni çok sevinirecek verilere şimdi dudak büküyorum.
  • 25 November 2009 at 08:26 Serbay Arda Ayzit
    :) Çok doğru bir yorum Sinan bey, Analytics ile neleri ölçümleyebildiğiniz görünce daha da fazlasını bekliyorsunuz, önceden sizi mutlu eden veriler anlamını kaybediyor
  • 25 November 2009 at 09:29 Melih Cılga
    Sinan bey, tabii ki performans ölçümüne dayalı / hesap verebilir pazarlama anlayışının daha da yaygınlaşması, hemen bugünden yarına ya da kendiliğinden yaşanacak bir gelişme değil. Bu işin profesyonelleri olarak hepimizin yapacağı küçük katkılar zaman içerisinde birikerek, bir paradigma dönüşümü için gereken uygun koşulları yavaş yavaş hazırlayacaktır, diye düşünüyorum. Sizin yazıda değindiğiniz maddeleri (= engelleri) teker teker ele alıp daha ayrıntılı biçimde tartışmaya açmak bile kuşkusuz ciddi bir fayda sağlayacaktır. Örneğin, en kolay gibi görünen ama aslında en zoru olan beşinci maddeden başlamak gerekirse: Herkesin bildiği “Ölçemediğin şeyi kontrol edemezsin” ilkesinin yanına bir de “Niyet yoksa icraat da yoktur” diye eklemek gerekiyor galiba. :)

Yorumunuzu FriendFeed'te ekleyin




Neredeyim?

pazarlaMAma blogundaki Pazarlamada ROI Ölçümüne 5 Engel başlıklı yazıyı okuyorsunuz.

Yazı Bilgileri